Avrupa Parlamentosu’nda (AP) güvenoyu alarak bir dönem daha Avrupa Birliği (AB) Komisyonu Başkanı seçilen Ursula von der Leyen, Avrupa’nın sahip olduğu nitelikleri güçlendirmek için çalışılması gerektiğini söyledi.
Von der Leyen, AP’deki oylamanın ardından AP Başkanı Roberta Metsola ile ortak basın toplantısı düzenledi.
AP’de kendisine oy veren 401 milletvekiline teşekkür ederek sözlerine başlayan von der Leyen, sadece 9 oy farkla seçildiği bir önceki döneme göre aldığı desteğin çok daha iyi olduğunu dile getirdi.
Von der Leyen, “Bu da güçlü bir güven mesajı veriyor. Bence bu aynı zamanda son beş yılda, son görev süresi içinde birlikte yürüttüğümüz sıkı çalışmanın, hiçbir çabadan kaçınmadığımızın da bir takdiri. Birliğimizin bugüne kadar karşılaştığı en sıkıntılı sularda yol aldık ve uzun vadeli Avrupa hedeflerimizden sapmadık.” dedi.
Bundan sonraki süreçte gelecek 5 yıllık dönemde görev alacak AB Komisyonu üyelerinin belirlenmesine odaklanacağını ifade eden von der Leyen, gelecek hafta AB liderlerinden bir kadın ve bir erkek olmak üzere adaylarını önermelerini isteyeceğini, ağustosun ortasından itibaren ise adaylarla mülakatlar yapacağını anlattı.
“Beni destekleyenlerle mümkün olduğunca yoğun ve iyi bir şekilde çalışacağım”
Von der Leyen, bir muhabirin güvenoyu oylamasında kendini destekleyen Sosyalist ve Demokratlar (S&D), Avrupa’yı Yenile (Renew Europe), Avrupa Halk Partisi (EPP) ve Yeşiller ile yeni dönemde ittifaka devam edip etmeyeceğine yönelik sorusuna “Evet, beni destekleyenlerle mümkün olduğunca yoğun ve iyi bir şekilde çalışacağım.” yanıtını verdi.
AB Komisyonu’nun yeni dönemdeki başlıca gündem başlıklarının refah, rekabet gücü, sosyal adalet, güvenlik ve savunma olduğunu belirterek, “Ancak en önemlisi demokrasimizi güçlendirmektir. Demokrasimiz içeriden ve dışarıdan saldırı altındadır ve bu nedenle demokratik güçlerin demokrasimizi savunmak için bir arada durması hayati önem taşımaktadır.” ifadesini kullandı.
Von der Leyen, güvenoyunda kendisini desteklemeyen İtalya Başbakanı Giorgia Meloni’nin Avrupa Muhafazakarları ve Reformistleri (ECR) grubuyla yakınlaşmanın doğru bir hamle olduğunu düşünüp düşünmediği yönündeki soruya da yanıt vererek, “Sonuçlar bu yaklaşımın doğru olduğunu gösteriyor.” dedi.








