20.1 C
Lefkoşa
Pazar, Mayıs 19, 2024
DAHA FAZLA
    Ana SayfaMüzik‘16 aylık bir hanımefendiyle seyahat ediyorum’

    ‘16 aylık bir hanımefendiyle seyahat ediyorum’

    1Temmuz’da Zorlu PSM’de konser verecek olan Danimarkalı müzisyen Agnes Obel’e İstanbul seyahatinde 16 aylık kızı eşlik edecek. Obel “Kızım dünyaya geldikten sonra yaşadığım kaygılar girdabı beni biraz şaşırttı. Olumlu yönüyse bu kaygıların derin bir aşkla bağlantılı olması” diyor.

    Zorlu PSM’de gerçekleşen PSM Loves Summer konser serisinin 1 Temmuz’daki konuğu Danimarkalı şarkıcı, söz yazarı ve piyanist Agnes Obel olacak. Şu sıralar Avrupa turnesindeki müzisyenle müziğin iyileştirici gücü, annelik ve yaşadığı semt üzerine sohbet ettik.

    Müziğin psikolojisini anlamak için beyin ve zihin üzerine okuma yaptığınızı duymuştum. Öğrendikleriniz pandemi sürecini atlatmanıza yardımcı oldu mu? Müziğin iyileştirici gücüne inanıyor musunuz?

    Evet, oldu. Kesinlikle işe yaradı. Müziğin sizinle başkaları arasında aracılık etmek gibi tuhaf bir yeteneği var. Bu sayede dış dünyayla bağlantılıymışım gibi hissettim. Müziğin zihnimiz ve bizim üzerimizde nasıl çalıştığı konusu beni gerçekten hayrete düşürüyor ve hâlâ bunu anlamaya çalışıyorum. Müzik yapmanın iyileştirici gücü, kendinizi unuttuğunuz ve yaptığınız işin içinde kaybolduğunuz ender ve güzel anlarda ortaya çıkıyor. Bu harika bir duygu ve müzik yapmadığım zamanlarda en çok bunu özlüyorum.

     

    * Müziğinizde sesiniz her zaman ön planda. Tüm zenginliği ve pürüzsüzlüğüyle… Bu bilinçli bir seçim mi?

    Müziğin hikâyesiyle sesin hikâyesi arasında hep doğru dengeyi kurmaya çaba gösteriyorum. Aslında bu biraz da şarkının ne anlattığına bağlı. Belki de sesin hikâyesini müziğinkine tercih etme eğilimindeyim.

     

    * Çok güzel bir kızınız var. Onun hayatınızdaki yeri nedir?

    Yeni 16 aylık oldu. Şu an turnenin Fransa ayağında birlikteyiz. Bana katıldığından beri oldukça fazla ilgi odağı. Son
    16 ayda ondan çok şey öğrendim. En önemlisi de şu: Her gün gözünüzün önünde büyülü birtakım olayların meydana geldiğine ve eğer dikkatli takip etmezseniz bunları kaçıracağınıza ilişkin o hayranlık uyandırıcı his.

     

    * Müziğinizi seviyor mu?

    Konser sırasında yüksek sesten rahatsız olmasın diye kulaklarını koruyan o küçük kulaklıklardan takıyor. Bu yüzden müziğin ne kadarını duyabiliyor çok emin değilim. Ama görünüşe göre hoşuna gidiyor.  Şikâyetçi olmuyor.

     

    * Yazar Elena Ferrante ‘Kayıp Kızın Hikâyesi’ adlı romanında “Bir çocuk, evet, kaygı girdabıdır” diyor. Buna katılıyor musunuz?

    Elena Ferrante’nin romanlarını ben de seviyorum. Nasıl oldu bilemiyorum ama bu cümle fark etmeden beni de ele geçirdi. Kızım dünyaya geldikten sonra yaşadığım kaygılar girdabı beni biraz şaşırttı. Olumlu yönüyse bu kaygıların derin bir aşkla bağlantılı olması. Ve neyin önemli, neyin önemsiz olduğunu anlamanıza yardım edecek potansiyele sahip olması…

    * Hâlâ Neukölln’de (Berlin) mi yaşıyorsunuz? Orada yoğun bir Türk nüfusu var…

    Evet, Neukölln’de yaşıyorum. Bir ara başka bir yere taşındım ama eski semtimi öyle özledim ki, geri döndüm. Burada harika Türk restoranları var. Ve elbette kuruyemişçiler… Taptaze kavrulmuş kuruyemişler alıp gecenin geç saatlerine kadar çay içebiliyorum. Eşim Alex’le (Brüel Flagstad) bir ara sürekli 1960’lar ve 1970’lerin Türk müziklerini dinliyorduk.

    * İstanbul’da neler yapmayı planlıyorsunuz?

    16 aylık bir hanımefendiyle seyahat ediyorum. Ve kendisinin zamanımızı nasıl ve nerede geçireceğimize ilişkin güçlü fikirleri var! Bu yüzden eminim bir oyun parkı ziyaretimiz olacaktır. Bir pazara gidip oradaki enerjiyi de hissetmek istiyorum. Açık havada Yemek yerim, hatırladığım kadarıyla İstanbul masmavi bir gökyüzüne sahipti. Ve şehirde yaşayan arkadaşlarımla da görüşmeyi planlıyorum. Bakalım hangi planlarımı gerçekleştirmeyi başarabileceğim.

    ‘Yorulduğumu hissettiğim oluyor’

    * İklim krizi, kuraklık, mülteci sorunu, kıtlık tehlikesi… Böyle bir dönemde müziğinize odaklanmada sorun yaşadığınız oluyor mu?

    Evet, yorulduğumu ve odak noktamı yitirdiğimi hissettiğim oluyor. ‘Dünya paramparça olurken müzik yapmanın ne anlamı olabilir’ gibi sorular geliyor aklıma. Ama yine de insanın umudunu kaybetmemek için kendine sebepler bulması önemli. Aksi halde hayal kırıklığı galip gelir ve bu da çok tehlikelidir.

    spot_img
    spot_img
    spot_img
    İLGİLİ HABERLER

    CEVAP VER

    Lütfen yorumunuzu giriniz!
    Lütfen isminizi buraya giriniz

    spot_img
    spot_img
    spot_img
    spot_imgspot_imgspot_imgspot_img

    popüler haberler

    SON YORUMLAR