25.8 C
Lefkoşa
Cumartesi, Mayıs 16, 2026
DAHA FAZLA
    Ana SayfaGüncelYollarda yitip gidiyoruz!

    Yollarda yitip gidiyoruz!

    2026 yılının ilk 4 buçuk ayında yaşanan trafik çarpışmalarında 5’i yaya olan toplam 15 kişi hayatını kaybetti. 1975 yılından bu yana ise; trafik kazalarında yaşamını yitirenlerin sayısının 2 bin 175’e yükseldi!

    HABERİN SESİ – Özel

    Ülkemizde yıllardır “kanayan yara” olan ancak bir türlü çözüm bulunamayan trafik kazaları, can almaya, nice ailenin ocaklarını söndürmeye ve yürekleri yakmaya devam ediyor. Her yıl onlarca kişinin ölümüne neden olan trafik kazalarında bu yıl içerisinde 15 can daha yaşamını yitirdi. 1975 yılından bu yana ise; trafik kazalarında yaşamını yitirenlerin sayısı 2 bin 175’e yükseldi. Bu rakam, Kıbrıs’ta 1963-1974 yılları arasında yaşanan savaşta ölenlerin tam 3 katına çıktığını gösterdi. Resmi istatistikler, trafik kazalarının, ülkedeki yaşanan sorunlar arasında ön sıralarda olduğunu gösterirken, sorumluluk zincirinin ilk halkasında yer alan devlet kurumlarının halen radikal önlemler almaktan kaçınması eleştirilere neden oluyor.

    Ülkedeki trafik kazaları bilançosunu HABERİN SESİ’ne değerlendiren Trafik Kazalarını Önleme Derneği Başkan Yardımcısı Özgül Gürkut Mutluyakalı, trafikte yaşanan can kayıplarının artık kronik bir toplumsal soruna dönüştüğünü belirterek, “Ülkemizdeki tüm sorunların yansıması haline gelen trafikte karşımızda bu yılın ilk 4 buçuk ayında da acı bir tablo var” dedi. 2026 yılının ilk aylarında yaşanan trafik kazalarında 15 kişinin yaşamını yitirdiğini kaydeden Mutluyakalı, “Bunlardan 5’inin yaya olması dikkat çekiyor” dedi. 1975’ten bugüne kadar geçen süreçte trafik kazalarında yaşamını yitirenlerin sayısının 2 bin 175’e yükseldiğini söyleyen Mutluyakalı, “Bu, bizim gibi küçük bir ülke için büyük bir travma ve büyük bir sorun” diye konuştu.

    Özellikle son yıllardaki trafik verilerinin endişe verici boyutlara ulaştığını ifade eden Özgül Gürkut Mutluyakalı, “2017’den bugüne baktığımızda yaklaşık 9 buçuk yılda 333 ölü, 8 bin 500’ü aşkın yaralı ve 34 bine yaklaşan kaza sayısıyla karşılaşıyoruz” dedi. Polis kayıtlarına göre bu yıl meydana gelen ölümlü kazaların başlıca nedenlerinin “sürat, dikkatsiz sürüş ve yolun solunu tutmama” olduğunu belirten Mutluyakalı, “Trafik sorunumuza çözüm ararken kaza nedenlerini iyi irdeleyip buna uygun bilimsel önlemler almamız gerekiyor” ifadelerini kullandı.

    “Altyapı, eğitim ve denetimde eksikler sürüyor”

    Ülkede trafik güvenliği konusunda halen ciddi eksiklikler bulunduğunu söyleyen Mutluyakalı, “Bu rakamlar bize ülkemizde işlerin bu yıl da yolunda gitmediğini gösteriyor. Trafikte altyapı, eğitim, denetim ve sağlık boyutlarında halen yapmamız gereken çok şey var” dedi.

    Artan nüfusla birlikte araç sayısındaki yükselişin yollar üzerindeki baskıyı artırdığına dikkat çeken Mutluyakalı, “İlgili makamlardan aldığım bilgiye göre şu anda aktif motorlu araç sayısı 320 bin. Ülkemizin yol ağı ise 1651 kilometre ve bunun sadece 238 kilometresi bölünmüş yol” diye konuştu.

    “Dağ yolu halen kangrenleşmiş yara”

    Özellikle bazı güzergâhların halen ciddi risk taşıdığına işaret eden Özgül Gürkut Mutluyakalı, “Halen tek gidiş tek dönüş olan Değirmenlik-Girne dağ yolu ile Ercan Yonca Kavşağı-İskele yolu gibi yollar maalesef güvenliği düşük yollar olmayı sürdürüyor” dedi. Dağ yolundaki genişletme çalışmalarının devam ettiğini belirten Mutluyakalı, “Kangrenleşen yaramız olan dağ yolunda çalışmalar sürüyor. Umudumuz ve dileğimiz bu işlemin olabildiğince erken tamamlanması ve başka acılar yaşamamamız” ifadelerini kullandı.

    “Trafik eğitimi yeniden müfredata girmeli”

    İnsan kaynaklı trafik sorunlarının çözümünde eğitimin büyük önem taşıdığını vurgulayan Mutluyakalı, “Örgün eğitimde trafik eğitiminin yeniden müfredata girmesi gerekiyor” dedi. Ehliyet alma süreçlerinin de yeniden yapılandırılması gerektiğini kaydeden Mutluyakalı, “Ehliyet eğitimleri ve sürücü sınavları yeniden düzenlenmeli. Daha bilinçli ve donanımlı sürücüler yetiştirilmesi şart” diye konuştu.

    “Adaptasyon eğitimi zorunlu olmalı”

    Ülkede çalışan yabancıların ve işi gereği araç kullanan kişilerin özel eğitimden geçirilmesi gerektiğini söyleyen Özgül Gürkut Mutluyakalı, “Türkiye ve üçüncü ülkelerden çalışmak için gelenlerin, araç kullanmadan önce özel bir adaptasyon eğitiminden geçmesi gerekir” dedi. Mevcut uygulamaların yetersiz kaldığını ifade eden Mutluyakalı, “Türkiye’den gelenler ehliyetlerini direkt KKTC ehliyetine çevirebiliyor. Üçüncü ülkelerden gelenler ise şoför okullarından ders almak zorunda ama herhangi bir sınava girmeleri gerekmiyor” ifadelerini kullandı. Ülkeye girişlerde trafik konusunda bilgilendirme yapılmasının önemine de dikkat çeken Mutluyakalı, “Araç kiralama ofislerine yönelik bazı önleyici tedbirler de düşünülebilir” dedi.

    “Sokak lambalarının aylarca arızalı kalması kabul edilemez”

    Yerleşim yerleri içerisindeki yollarda aydınlatma eksikliğinin büyük risk yarattığını vurgulayan Mutluyakalı, “Sokak lambalarının yetersizliği veya arızalı olup aylarca kimsenin müdahale etmemesi kabul edilemez” dedi. Yayaların bulunduğu bölgelerde riskin daha yüksek olduğuna işaret eden Mutluyakalı, “Şehir ve köy içi yollarda riskler daha fazladır. Bu yüzden sürat limitleri de düşüktür” diye konuştu.

    Ana yollarda tüm güzergahın aydınlatılmasının dünyanın birçok ülkesinde uygulanmadığını ancak kavşak ve çemberlerin mutlaka aydınlatılması gerektiğini belirten Mutluyakalı, “Ülkemizde birçok ana yolda tali yollara doksan derecelik dönüşlerle giriliyor. Kaynaştırma şeritleri ve bağlantı kolları yok” dedi.

    “Asıl mesele yol güvenliği standartlarıdır”

    Trafikte yol kalitesinin hayati önem taşıdığını vurgulayan Özgül Gürkut Mutluyakalı, “Asıl mesele yolun kalitesi, yatay ve dikey işaretlerin yol güvenliğine katkısıdır” dedi. Asfalt kalitesi, yol çizgileri ve bariyerlerin önemine dikkat çeken Mutluyakalı, “Geceleri görünürlüğü artıran kedi gözü yansıtıcılar sürücüler için büyük rahatlık sağlar ancak maalesef bizde çok sınırlı yolda var” ifadelerini kullandı.

    “Araç ithalinde siyasi kararlar tehlikeyi artırıyor”

    Araç güvenliği konusunda da değerlendirmelerde bulunan Mutluyakalı, teknolojinin gelişmesiyle birlikte araç standartlarının yükseldiğini söyledi. Ancak bazı siyasi kararların trafik güvenliğini olumsuz etkilediğini belirten Mutluyakalı, “Araç ithalindeki yaş sınırlamalarının yükseltilmesine, sol direksiyonlu araç ithaline izin verilmesine veya başka imtiyazlar sağlandığına tanık oluyoruz” dedi.

    Bu tür uygulamaların kısa vadeli çıkarlar sağlasa da uzun vadede ülkeye zarar verdiğini kaydeden Mutluyakalı, “Bunlar kısa vadede birilerine çıkar sağlıyorsa da unutulmamalıdır ki ülke kaybediyor, insanlarımız kaybediyor ve yollarda tehlike artıyor” diye konuştu.

    “Siyasi tercihlerle değil, bilimsel doğrularla hareket edilmeli”

    Trafik kazalarıyla mücadelede kalıcı çözümler gerektiğini vurgulayan Özgül Gürkut Mutluyakalı, “Trafik kazalarıyla mücadelede doğru adımlarla kalıcı çözümler üretmeye odaklanmalıyız” dedi. Sorunun çözümü için bilimsel yaklaşım gerektiğini belirten Mutluyakalı, “Siyasi tercihlerle değil, bilimsel doğrularla hareket etmeliyiz. Gerekli insan ve bilgi kaynağımız vardır. Yeter ki bunları harekete geçirecek kararlılık olsun” ifadelerini kullandı.

     

    spot_img
    spot_img
    spot_img
    İLGİLİ HABERLER
    spot_img
    spot_img
    spot_img
    spot_imgspot_imgspot_imgspot_img

    popüler haberler

    SON YORUMLAR