Narenciye üreticisi alarmda:
“Ya var olacağız ya yok olacağız!”
Kıbrıs Türk Narenciye Üreticileri Birliği Başkanı Ali Alioğlu, üretim alanlarının daraldığını, maliyetlerin yükseldiğini ve üreticinin umudunu kaybettiğini belirterek, hükümete acil eylem çağrısı yaptı: “Geç olmadan bizimle istişareye girin, sektörü kaderine terk etmeyin!”
HABERİN SESİ- Özel
Kıbrıs Türk Narenciye Üreticileri Birliği Başkanı Ali Alioğlu, narenciye sektöründe yaşanan gerilemeyi ve üreticilerin karşı karşıya kaldığı zorlukları anlatarak yetkililere çağrıda bulundu. Alioğlu, “Tarım sektöründe ülkeye ciddi döviz getirisi olan bir sektörüz. İhracatlara baktığımız zaman ülkeye 40 ila 70 milyon dolar arasında getirimiz var” dedi. Yıllar içinde narenciye bahçelerinin 75 bin dönümden 45 bin dönümlere düştüğünü belirten Alioğlu, “Bunun başlıca sebebi, özellikle Güzelyurt’ta müzakere masalarında dillerde olmamız ve kurak bir iklim üzerinde olmamızdan kaynaklanıyor. Üretimden kopan veya verimi düşen bahçelerimiz var” ifadelerini kullandı.
Geçtiğimiz yıl rekoltenin 90 bin tonlara kadar gerilediğini hatırlatan Alioğlu, iklim değişikliğinin verim üzerinde büyük bir etkiye neden olduğunu söyledi. “Girdi maliyetlerinin yüksek oluşu da ayrı bir dert” diyen Alioğlu, Türkiye’den gelen desteklerin moral verdiğini ancak “Tarım Master Planı’nın tozlu Meclis raflarında kaldığını” vurguladı.
“Ya üretime devam edeceğiz ya da sonlandıracağız”
“2025-2026 dönemi narenciyede bizim kırılma ve geçiş dönemimiz olacak. Ya üretime devam edeceğiz ya da sonlandırma noktasına geleceğiz” diyen Alioğlu, hükümete ve ilgili kurumlara çağrıda bulundu: “Ekonomi Bakanlığı ve kurulacak olan Narenciye Koordinasyon Kurulu derhal adım atmalı, arayı kapatıp pazar ve piyasa bulup iyi bir fiyatla sezonu kapatmalıyız. Aksi takdirde bunu düşünmek bile istemiyorum. Ama gittikçe üretimden daha da kopacağız” dedi. Narenciye üretiminde planlamanın şart olduğunu belirten Alioğlu, “Ne ekiyoruz, ne çıkarıyoruz, nerede açık var ve nereye pazarlayacağız, su politikamız ne olacak tüm bunları planlı ve programlı olarak bilmeliyiz” ifadelerini kullandı.
“Cypfruvex üreticiye faydasından çok zarar veriyor”
Narenciye üretiminin sürdürülebilmesi için pazarlama ve piyasa araştırmasının önemine dikkat çeken Alioğlu, bu noktada Cypfruvex’in etkin rol oynaması gerektiğini belirtti. Ancak idari mekanizmada ciddi zafiyetler bulunduğunu dile getiren Alioğlu, “Kurum artık üreticiye faydasından ziyade zarar verir duruma geldi. Dünya piyasasından bu nedenle kopuğuz. Üreticinin yanında olacağına karşısına çıkıyor” dedi. Yeni atanan genel müdürle henüz resmi bir görüşme gerçekleştirmediklerini ifade eden Alioğlu, “Olumlu konuşmaları ve ileriye yönelik projeleri olduğunu duyduk. Ancak hasat sezonuna yaklaştığımız bugünlerde hala bir açıklama yapılmaması nedeniyle sıkıntı yaşıyoruz” diye konuştu.
Yağmurun yağmadığını ve üreticilerin bahçelerini ayakta tutmaya çalıştığını belirten Alioğlu, “Girdi maliyetleri düşmüyor, Cypfruvex’ten hala açıklama yok, bu endişe verici bir olay” dedi. Bilgi alamadıkları için üreticilere de bilgi aktaramadıklarını vurgulayan Alioğlu, “Odak noktaları seçimdi, çalışma yapılmadı. Seçimler bitti, hükümet acil olarak narenciye ile ilgili tarım politikası oluşturmalı” çağrısında bulundu.
“Üretici zarar ediyor, güven kalmadı”
Alioğlu, 2025 yılı için bir dönüm narenciye bahçesi maliyetinin 55 milyon TL’nin üzerinde olduğunu belirterek, “Ton başına 18 bin 340 TL maliyet söz konusudur. Bu bize üreticinin kar etmek bir yana zarar ettiğini gösteriyor. İstikrar yok, üretici gelecek görmüyor” dedi. Üreticilerin bahçelerini kurumaya bıraktığını ifade eden Alioğlu, “Cypfruvex’e güven kalmadı, gelecek umudu yok diyorlar” ifadelerini kullandı.
“İşi uzmanlar yapmalı”
Alioğlu, geçen yılın Cypfruvex için son 51 yılın en kötü dönemi olduğunu belirterek şu eleştirilerde bulundu: “İdari mekanizma risk almaktan korktuğu için taban fiyatına paketleme ürünü aldı. Bu, ülke tarihinin karanlık sayfalarına isimlerini yazdırdıkları bir adımdır. Üretici çok zor durumda kaldı. Eleştiriye açık olmalılar veya sağduyulu davranıp istifa etmelidirler.” Yaklaşık 3 bin üretici ve bu sektörden geçimini sağlayan 30 bin kişinin kaderinin birkaç kişinin basiretsizliği yüzünden kötü etkilendiğini vurgulayan Alioğlu, “Buna hakları yok” dedi.
Son olarak birlik çağrısını yineleyen Alioğlu, “Tarımda hiçbir rengimiz yok, siyasi derdimiz yok, bize lütfen ulaşsınlar, istişare içinde olalım ve kötü günleri uzaklaştıralım. Aksi halde ya var olacağız, ya da yok olacağız!” sözleriyle açıklamasını tamamladı.








