Hayat pahalılığı eğitim ve velileri derinden etkiledi!
HABERİN SESİ-Özel
Artan hayat pahalılığı öğrencileri ve aileleri derinden etkiliyor; birçok öğrenci okul materyallerine ulaşamazken, okullar temel ihtiyaçlarını karşılayamıyor!
KTÖS Genel Sekreteri Burak Maviş, artan hayat pahalılığının bireysel bir sorun olmanın ötesinde toplumsal bir kriz haline geldiğini vurgulayarak, hükümeti hızlı ve etkili adımlar atmaya çağırdı. Gelir artırıcı politikaların geliştirilmesi gerektiğine değinen Maviş, sosyal yardımların artırılması, KDV oranlarının düşürülmesi ve ekonomik eşitsizlikleri giderecek düzenlemelerin yapılması gerektiğini belirtti.
Birçok okulın temel ihtiyaçlarını karşılamakta zorluk çektiğini anlatan Maviş, eğitim kalitesine erişimde eşitsizliklerin de derinleştiğini belirtti. Maviş, “Ekonomik zorluklar, öğrencilerin okul materyallerine ulaşamamasına ve psikolojik baskı altında kalmalarına yol açıyor. Aileler ise hem maddi hem de manevi olarak tükenmiş durumda hissediyor. Bazı aileler, çocuklarını ek kaynaklardan mahrum bırakmak zorunda kalıyor” dedi. Maviş, toplumsal uzlaşı ve adil ekonomik politikalarla sorunların çözülmesinin mümkün olduğunu ifade etti.
Maliye Bakanı ile yapılan görüşmeler hakkında da bilgi veren Maviş, TİS, Grev ve Referandum yasa taslağı ile Yasa Gücünde Kararname’nin geri çekilmesinin örgütlü mücadelelerinin bir sonucu olduğunu vurgulayarak, “Bu önemli kazanım, kararlı duruşumuzun ve hukuk mücadelemizin ne kadar etkili olduğunu bir kez daha göstermiştir” dedi. Hayat pahalılığı hesaplama yöntemiyle ilgili değişiklik önerilerinin, sendikalar ve Maliye Bakanlığı arasında uzlaşıyla çözülmesinin toplumun yararına olduğunu belirten Maviş, sürecin takipçisi olduklarını ifade etti. Ayrıca, kamu çalışanlarının, emeklilerin ve düşük gelirli kesimlerin yaşam koşullarını etkileyen ekonomik yükün sürdürülemez olduğunu dile getirerek, “Kimsenin kaybetmeyeceği, herkesin kazanacağı bir mutabakat mümkündür” dedi.
Eğitimdeki mali yük giderek artıyor!
Artan hayat pahalılığının eğitim sektörü üzerindeki etkilerine de dikkat çeken Maviş, ailelerin ekonomik zorluklar nedeniyle çocuklarının eğitim masraflarını karşılamakta zorlandığını ifade etti. “Okul kıyafetlerinden ulaşım masraflarına kadar her alanda ciddi bir mali yük oluştu” diyen Maviş, eğitim kurumlarının da bu süreçten olumsuz etkilendiğini ve birçok okulun temel ihtiyaçlarını karşılamakta zorluk çektiğini vurguladı.
Birçok okul temel ihtiyaçlarını karşılamakta zorluk çekiyor!
Hayat pahalılığının eğitim üzerindeki etkilerine dikkat çeken Burak Maviş, ailelerin artan ekonomik zorluklar nedeniyle çocuklarının eğitim masraflarını karşılamakta giderek daha fazla zorlandığını belirtti. Maviş, “Okul kıyafetlerinden ulaşım masraflarına kadar her alanda ciddi bir mali yük oluştu” diyerek, bu durumun sadece aileleri değil, eğitim kurumlarını da olumsuz etkilediğini vurguladı. Birçok okulun temel ihtiyaçlarını karşılamakta zorluk çektiğini ifade eden Maviş, bu sorunun çözümü için devletin eğitime daha fazla destek sağlaması gerektiğinin altını çizdi. Öğrencilerin eğitim kalitesine erişiminde eşitsizliklerin derinleştiğini ifade eden Maviş, “Ekonomik zorluklar, öğrencilerin okul materyallerine ulaşamamasına ve psikolojik baskı altında kalmalarına yol açıyor. Aileler ise hem maddi hem de manevi olarak tükenmiş durumda hissediyor. Bazı aileler, çocuklarını ek kaynaklardan mahrum bırakmak zorunda kalıyor” dedi.
Düşük gelirli ailelere yönelik sosyal yardımlar arttırılmalı!
Hükümetin öncelikle kırılgan gruplar için bir ekonomik destek paketi hazırlaması gerektiğine değinen Maviş, Kamu ve özel çalışanların maaşlarının hayat pahalılığı oranına uygun şekilde güncellenmesi, düşük gelirli ailelere yönelik sosyal yardımların artırılmasının şart olduğunu dile getirdi. Maviş; “Ayrıca, gıda, ulaşım ve enerji gibi temel ihtiyaçlarda KDV oranlarının geçici olarak düşürülmesi etkili bir çözüm olabilir” dedi.
Yaşam standartları iyileştirilmeli!
Vatandaşların yaşam standartlarını iyileştirmek için kapsamlı sosyal politikalar geliştirilmesi gerektiğini belirten Maviş, bunu örneklerle açıkladı. Maviş, şöyle devam etti:
- Eğitimde Destek: Öğrencilere ücretsiz kırtasiye malzemesi ve teknolojik araç desteği sağlanabilir.
- Barınma Politikaları: Uygun fiyatlı sosyal konut projeleri hızlandırılmalıdır.
- Enerji Desteği: Elektrik ve akaryakıt fiyatlarında dengeleyici sübvansiyonlar uygulanmalıdır.
- Asgari Ücret Düzenlemesi: Asgari ücret, gerçek hayat pahalılığı oranına göre belirlenmeli ve düzenli olarak güncellenmelidir.
Bununla birlikte Devlette giderlerin konuşulmasından çok, gelirleri artırıcı politikalar geliştirilemlidir. Servet vergisi ve nerden buldun yasası yeniden ele alınmalı, kayıt dışı ekonominin üzerine gidilmeli, piyasaya denetim getirilmelidir. KDV oranları, harçlar, pul vs. dolaylı vergiler ile gelir vergilieri arasındaki dengesizlik giderilmelidir.
Örneğin Ercan Havaalanı İşletmesine 2.1 milyar vergi bağışlanmıştır. Aynı kurumun elektrik faturaları 100 milyonu aşmıştır. Hükümet bu konuya kayıtsız kalmakta, 675 TL elektrik borcu olan vatandaşa hizmeti keserim tehditi yapmaktadır. Külliyenin maliyeti 5 Milyar TL’yi aşmışken, okulların depreme karşı güçlendirilme çalışmalarının yapılmaması apaçık ortadadır. Maaş ve ücretlere yapılacak artışlar vatandaşın reel kayıplarını bile karşılamazken, izaz ikram, temsil vs giderlerin yüzde 100’ün üstünde yapılması bir başka ironidir.
Sonuç Olarak Artan hayat pahalılığı sadece bireysel bir sorun değil, toplumsal bir krizdir. Hükümetin bu konuda hızlı ve kapsamlı adımlar atması, vatandaşların refahını ve toplumun genel huzurunu sağlamak adına kritik önem taşıyor. Eğitim/sağlık gibi geleceğimizi şekillendiren bir alanda kalıcı çözümler üretilmezse, bunun uzun vadeli etkileri çok daha derin olacaktır. Etkileri azaltmanın yolu toplumsal uzlaşıdır.”








