Yaya ölümlerinde son iki yılda patlama:
Yürürken ölüyoruz!
HABERİN SESİ-Özel
Trafik kazalarında yayaların hayatını kaybetmesi, son iki yılda ülkenin kanayan yaralarından biri haline geldi. Gönyeli-Alayköy yolu üzerinde 46 yaşındaki Hüseyin Ulu’nun geçtiğimiz gün yaşanan kazada yaşamını yitirmesiyle birlikte, 2024 yılında yaya olarak yolda yürürken hayatını kaybedenlerin sayısı 8’e ulaştı. Son üç yılın trafik verileri, özellikle 2022 yılından bu yana yaya ölümlerinde ciddi bir artış olduğunu ortaya koyuyor. 2022’de yolda yürürken hayatını kaybeden yaya sayısı 4 iken, bu rakam 2023’te 9’a yükseldi. 2024’ün bitmesine sayılı gün kala ise 8 kişi hayatını kaybetti.
Trafik Kazalarını Önleme Derneği (KTÖD) Başkanı Mehmet Avcı, bu durumu “son iki yılda bir patlama” olarak değerlendirerek, hem sürücülerin hem de devletin bu tablodaki sorumluluğuna işaret etti. “Ülkeye gelen yabancıların artması, öğrenci sayılarının çoğalması ve şoför sayısındaki artış, yaya ölümlerinin nedenlerinden biri. Ancak asıl mesele yaya geçitlerinin yeterli olmaması, var olanların da ışıklı ve belirgin hale getirilmemesi,” diyen Avcı, mevcut yaya geçitlerinin bile yeterince kullanılmadığını vurguladı.
“Yayaların Suçu Nedir?”
Avcı, kazaların sadece sürücülerden kaynaklanmadığını vurgulayarak, “Sürücülerin yayalara saygı göstermemesi ve yolların karanlık olması bu trajedileri artırıyor. Yetkili makamların yetersizliği ise tartışmasız bir gerçek. Sürücünün suçu azalır belki ama ölenin suçu nedir? Ödenmedi diye yol aydınlatması kesik mi? Arızalı mı? Bunlar devletin zaafiyeti” ifadelerini kullandı. Elektrik faturalarından alınan aydınlatma payına da dikkat çeken Avcı, “Ülkede evi olan herkes aydınlatma bedeli ödüyor, ama yollar karanlık. Bu kabul edilemez,” dedi.
Kaldırımlarda Yaşanan Ölümlere Tepki
Kaldırımlarda yaşanan kazaların ise tamamen devletin sorumluluğunda olduğunu belirten Avcı; “Kaldırımda ölenlerin hiçbir suçu yok. Bu insanlar evlerinden güvenli bir şekilde çıkıp dönemiyor. Bunun hesabını kim verecek?” diye sordu. Avcı’nın açıklamaları, ülkedeki trafik kazalarının sadece bireysel hatalarla sınırlı olmadığını, aynı zamanda altyapı eksiklikleri ve sistemsel sorunlarla doğrudan bağlantılı olduğunu bir kez daha gözler önüne serdi.








