HABERİN SESİ ÖZEL HABER
Lefkoşa Türk Belediyesi Başkanı Mehmet Harmancı, bugüne kadar hayata geçirdikleri en hayati sosyal belediyecilik örneklerinin başında Kadın Sığınma Evi olduğunu vurguladı.
Haberin Sesi’nin sorularını yanıtlayan Harmancı, bugüne kadar 1.000’in üzerinde kadın ve çocuğa destek verildiğini söyledi.
LTB Kadın Sığınma Evi’nin, ilk ve tek kadın sığınma evi olarak Kasım 2016’dan beri tüm ülkeye hizmet verdiğine dikkat çeken Harmancı, “Kadın sığınma evinin Avrupa Birliği fonlarıyla açıldığına dair yanlış bir algı var. 2016 yılında elimizdeki tüm imkanları seferber olarak sığınma evini LTB olarak kurduk. Yapılan çalışmaları gören Avrupa Birliği de 2018’de başlayan “Şiddete Karşı Yan Yana Projesi” ile kapasitesi daha yüksek ve daha donanımlı bir bina için maddi destek sağladı.” dedi.

Sosyal devletin açığını LTB Kadın Sığıma Evi dolduruyor
Burada çalışan personelin gerekli eğitimleri tamamlamış belediye personeli olduğunu ve tüm yıl boyunca 7/24 esasına göre büyük bir sorumluluk ve özveri ile çalıştıklarını belirten Harmancı, “Orada görev yapan arkadaşlarımızın gece saat 2 de telefonları çalıyor. Şiddet vakalarıyla bire bir ilgileniyorlar. Bu alanda sosyal devletin açığını kapatıyorlar.” şeklinde konuştu.
Kadın sığınma evi 12 kadın ve 24 çocuk kapasitesinde…
Kasım 2021’de devreye giren yeni kadın sığınma evinin şu anda 12 kadın 24 çocuğa kadar kapasitesi olduğunu dile getiren Harmancı, bu kapasitenin kadına yönelik şiddet vakaları anlamında bugüne kadar yeterli olduğunu belirtti.
İnsan kaçakçılığı mağdurları ile ilgili de bir protokol imzaladıklarına dikkat çeken Harmancı, kadın sığınma evinin insan kaçakçılığı mağduriyeti yaşayan kadın ve çocukların geçici olarak barınmalarına da olanak sağladığını da kaydetti.

Ortalama kalma süresi 6 ay fakat her direnişçinin durumu kendi içinde de değerlendiriliyor
Kadın sığınma evinde kalma süresinin 6 ay olduğunu söyleyen Harmancı, “Fakat bu bir nihai tarih değildir. Sığınma evine yerleşen her direnişçinin durumu kendi içinde değerlendiriliyor. Kadının ve varsa çocuklarının yeni ve güvenli bir hayata hazırlanabilmesi için gerekli tüm destekler sunuluyor. Hem güvenlik risklerinin ortadan kalkması hem de bu hazırlık ve güçlenme sürecinin tamamlanması gerekiyor.” ifadelerini kullandı.

Kadının işi, çocukların eğitim durumu, hukuki yardım ve sağlık desteklerinin tümünün taraflarınca sağlandığını dile getiren Harmancı, sürece çocukların okula götürülüp getirilmesinin de dahil edildiğini kaydetti.
Şiddete uğramış kadınlar ve çocuklarının ekonomik durumlarına yönelik çözüm önerilerimizi birçok kez sunduk. Yeni bir hayata hazırlık sürecini hızlandırmanın önündeki en büyük engelin ekonomik olduğunu kaydeden Harmancı, özellikle küçük yaşta çocukları olan bir kadın için tek bir asgari ücretle ailesini geçindirmesinin bu günün şartlarında mümkün olmadığını ve yıllardır bu konuda Çalışma ve Sosyal Güvelik Bakanlığı’na birçok kez talep ve çözüm önerileri ilettiklerini de vurguladı.

“Kadın ve çocukların şiddet riskini ortadan kaldırmak için yürütülen hukuki süreçlerin tamamlanması ve psikolojik anlamda gerekli iyileşme ve güçlenmenin sağlanmasının ardından kadınların sosyal ve ekonomik hayata yeniden atılabilmeleri için iş bulmalarına, hazır olduklarında da ev bulmalarına yardımcı oluyoruz. Ancak ev kiraları bu kadar yüksekken ya kadının sığınma evi ihtiyacı kalmamasına rağmen sığınma evinden çıkışı mümkün olmuyor, ya da çıkışın ardından yine bir ekonomik kısır döngüye girmesi kaçınılmaz oluyor. Bu da yeni bir şiddet sarmalı riskini artırıyor.” ifadelerini kullanan Harmancı, sosyal devlet olarak yapılması gerekenin şiddetle mücadele eden kadınların iş bulmalarının ardından sosyal yardımlarının kesilmemesi, bu hakkın kira veya kreş-etüt ücreti gibi ihtiyaçları karşılayacak şekle dönüştürülmesi ve bir süre daha devam ettirilmesi olduğunu vurguladı.
Haberin Sesi-2023








