Haberin Sesi Özel Haber
Adanın ilk meyve-sebze kurutma tesisi ile ürünlerin raf ömürlerini uzatıyorlar, israfı önlüyorlar… Lefke’den başlayan kadın üretimi ve dayanışması büyüyerek yayılmaya devam ediyor…
Çiçeği burnunda bir yatırım; KKTC’nin ilk meyve-sebze kurutma tesisi Yeşilyurt’ta başlattığı faaliyetlerine ürün yelpazesini genişleterek devam ediyor. Mandalina, portakal, çilek, muz gibi meyvelerin, katkı maddesi kullanılmadan, sağlıklı atıştırmalıklar şeklinde kurutulup paketlendiği bu işletme, her geçen gün ürün yelpazesine yeni meyve-sebzeler ekliyor.
Ülkenin ilk kadın kooperatifi olan Kırsal Kalkınma Kadın Kooperatifi ( 4K KOOP) bünyesinde, Türk İşbirliği ve Koordinasyon Ajansı (TİKA) desteğiyle kurulan tesiste ayrıca tarhana, molehiya, erişte gibi geleneksel ürünlerin de kurutulması için denemelerine de başlandı.
Önemli bir örnek teşkil ediyor…
Kırsal kalkınma politikalarının önemli bir parçası olan KKTC’nin ilk meyve sebze kurutma tesisi, kırsal alanlardaki potansiyeli ortaya çıkarmak ve kadın girişimciliğini desteklemek adına önemli bir örnek teşkil ediyor.
Kısa sürede başarıya ulaşan bu girişim, ürün yelpazesinin genişletilmesini beraberinde getirirken, yakın gelecekte dış pazarlara açılma hedefini de mümkün kılmaya başladı.
Solyalı: “Ürünlerimizin israf olamaması için yola çıktık, raf ömürlerini uzattık!”
Tesisin önemi ve amaçlarına değinen 4K KOOP Başkanı Deniz Solyalı, tüm serüvenlerine inanarak başladıklarını ve ‘ihtiyaçtan’ doğan her projeyi adım adım hayata geçirdiklerini ifade etti. Solyalı, “Elimizdeki ürünlerin değerini arttırmak ve piyasada oluşabilecek fazlalıkları önlemek amacıyla harekete geçtik. Üretim fazlası veya kalitesi düşük olan ürünlerin israf olmaması için, farklı pazarlara ulaşmak üzere çözümler aradık.” dedi.
Kurutulmuş meyve ve sebzelerin sağlıklı atıştırmalıklar olarak tüketilmesinin, ürünlerin raf ömürlerini uzatarak israfı azalttığını da belirten Solyalı, ayrıca; tesisten elde edilen ürünlerin katkı maddesi içermediğini ve yüksek besin değerine sahip olduğunu da vurguladı.
Tesiste mevcut kapasitenin büyük olmamasına rağmen, başarıyla gerçekleştirilen pilot projenin, üretici ve tüketici farkındalığını artırmaya yönelik önemli bir adım olduğuna dikkat çeken Solyalı, bu yenilikçi yaklaşımın ülke ekonomisine de olumlu katkılar sağlayacağı öngörüsünü paylaştı.
“Kalkınmaya önce kırsaldan ve kadnınlardan başlayalım”
Haberin Sesi için tesisin güncel durumunu anlatan Solyalı, özetle şunlara değindi:
“Kapasitemiz tonlarca ürünleri işleyecek büyüklükte değil ama bu kapıyı aralamk için yapılmış örnek bir pilot projeydi. Hem üreticide hem tüketicide farkındalık artmalı. Ülkeye yılda 1,2 Milyon Dolarlık kuru meyve ithalatı yapılır. Fiyatları da oldukça pahalıdır.
10 kiloluk portakaldan 1 kiloluk kuru meyve üretiyoruz. Ciddi bir antioksidandır, besin değeri çok yüksektir ve sağlıklıdır. Katkı maddesi hiçbir şekilde kullanılmıyor.
Şu anda tam sezonu olduğu için portakal ve mandalin, çilekle devam ediyoruz. Çok başarılı oldu. Muz ve elma da denedik, çok başarılı oldu.
Kuruyemişçilerden talep var, kendi tesisimizde satışlarımız var. Çok olumlu geri dönüşler alıyoruz.
Makinemiz 1500 litre kapasitelidir. Bu makinede tarhana bile kurutmayı denedik, orada da başarılı olduk. Yılın her döneminde trahana kurutabileceğiz.
Molehiya ve nane üretiminin arttırlması için kadınlarımızla iletişime geçtik.
Ürün yelpazemizi genişletim, raf ömrü kısa olan ürünlerin katma değerini arttırlaım, ithal ürünler yerine kendi ürünümüzü koyalım ve dış Pazar için de çalışmalarımız genişletelim hedefindeyiz.
Tüm bu çalışmalar kırsal kalkınma politikalarının bir yüzüdür. Kalkınmaya önce kırsaldan ve kadnınlardan başlayalım.”
Haberin Sesi-2024








