25.8 C
Lefkoşa
Salı, Mayıs 19, 2026
DAHA FAZLA
    Ana SayfaGüncelKTÖS, “2022-23 Eğitim Yılı Değerlendirmesi ve İhtiyaç Analizi” raporunu sundu

    KTÖS, “2022-23 Eğitim Yılı Değerlendirmesi ve İhtiyaç Analizi” raporunu sundu

    Baybora: “Ne yazık ki Eğitim Bakanlığı ortaya koyduğumuz çalışmalara duyarlılık göstermemektedir”

    Maviş: “Öğretmenler ve okul yöneticileri bozuk olan sistemi ayakta tutmakta zorlanıyor”“Bu yıl eğitimde karşı karşıya kaldığımız en önemli sorunlardan bir tanesi de, çözüm merci olması gereken Eğitim Bakanlığıdır”

    Kıbrıs Türk Öğretmenler Sendikası (KTÖS), “Eğitim Değerlendirmesi ve İhtiyaç Analizi” konulu basın toplantısı düzenleyerek, eğitim ile ilgili görüşlerini raporlar eşliğinde
    toplumla paylaştı.

    KTÖS Merkezi Konferans Salonu’nda yer alan toplantıda, KTÖS Başkanı Mustafa Baybora ve Genel Sekreteri Burak Maviş konuşma yaptı. KTÖS Eğitim Sekreteri Süleyman Gelener, KTÖS Yönetim Kurulu üyeleri Gözde Atakan ve Sevgi Erhalaç ise “Eğitim Değerlendirmesi ve İhtiyaç Analizi” raporunu sundu. Basın toplantısının ardından ise basın görevlilerine resepsiyon düzenlendi.

    Baybora: “Eğitim Bakanı ve Eğitim Bakanlığı öğretmenleri ve öğretmen örgütlerini değersizleştirmeye ve itibarsızlaştırmaya çalışmaktadır”

    KTÖS Başkanı Mustafa Baybora, basın toplantısının açılış konuşmasını yaptı.“KTÖS, kurulmuş olduğu 1968 yılından itibaren, bilimsel, demokratik, laik ve nitelikli ücretsiz kamusal eğitim alanlarında çalışmalar yapmakta ve bu alanlarda politika geliştirmektedir” diyen Baybora,eğitimin ülkeleri ve bireyleri geliştiren en güçlü ve en önemli unsur olduğuna
    vurgu yaptı.Kıbrıs Türk toplumunun kimliğinin, kültürünün ve
    yaşam tarzının eğitim aracılığıyla dönüştürme politikalarının 20 yılı aşkın
    süredir uygulanmak istendiğini ifade eden Baybora, “Bizler öğretmenlerimizden
    almış olduğumuz güçle, bu politikalara karşı kararlı bir şekilde mücadele
    etmeye devam ediyoruz” dedi.Eğitimdeki sorunları bildiklerini ve sorunları çözüm
    önerileri ile birlikte ortaya koyduklarını belirten Baybora, sözlerini şöyle
    sürdürdü:“Yıl içerisinde yapmış olduğumuz okul ziyaretleri,
    kitle toplantıları, bilimsel araştırmalar ve raporlarla sorunlarımız ve çözüm
    önerilerimizi ortaya koyuyoruz. Fakat ne yazık ki Eğitim Bakanlığı bu
    raporlamalara ve ortaya koyduğumuz çalışmalara duyarlılık göstermemektedir.Bizler sorunlarımıza çözüm ararken, Eğitim Bakanı ve
    Eğitim Bakanlığı almış olduğu talimatlar doğrultusunda, gerici anlayışa karşı
    kararlı bir şekilde mücadele ortaya koyduğumuzdan dolayı, öğretmenleri ve
    öğretmen örgütlerini değersizleştirmeye ve itibarsızlaştırmaya çalışmaktadır. Bizler
    bu politikalara karşı kararlı bir şekilde yılmadan mücadele edeceğiz.”-Maviş: “Öğretimi imamlara devretmeye çalışan Nazım
    beyi de affetmeyeceğiz”KTÖS Genel Sekreteri Burak Maviş konuşmasında, sendikanın
    eğitim, ekonomik ve siyasi politikaları hakkında bilgi verdi; laiklik, din ve
    vicdan özgürlüğü, tam gün eğitim, depreme karşı riskli okullar, ekonomik ve
    politik durumların eğitime etkisi başlıklarına vurgu yaptı.Maviş, Anayasa’ya atıfta bulunarak, Eğitim
    Bakanlığının izni olmadan herhangi bir eğitim faaliyetinin başlatılamayacağı
    veya yapılamayacağını belirtti ve “Ancak, sadece izin almakla denetim ve
    gözetim hakkının yerine getirildiğini kabul etmek mümkün değildir. İzin
    aldıktan sonra denetim ve gözetim görevinin yapılabilmesi için kursun amacı,
    plan-programı, eğiticilerin nitelikleri ve alanında uzman denetimi, eğitim yeri
    ve ortamı da Eğitim Bakanlığı’nın denetim ve gözetimine tabi olmadığı müddetçe,
    verilen iznin Anayasa’nın 23. ve 59. maddelerinin kapsamından çıkacağı çok
    açıktır” dedi.Devleti, çocukları dini istismardan koruma konusunda
    duyarlılık göstermemekle suçlayan Maviş, küçük çocukların camilerde, tarikat
    evlerinde ihmal ve istismara hedef haline getirildiğini ve şeriatın kurumsallaştırılmaya
    çalışıldığını savunarak, bunun affedilir olmadığını belirtti. Maviş, eğitimin
    yerinin okul olduğunu da vurguladı.Siyasileri de eleştiren Maviş, “Nitekim birisi
    laikliği zulüm görüp, Anayasa’da değiştirilemeyecek yasalardan biri olan laik
    cumhuriyet ifadesine rağmen şeri hükümler ile toplumun din ve vicdan
    özgürlüğüne, laik duruşuna laf söyleyebilecek cesareti buluyor. Ama bu
    şahsiyete söz söyleyecek onurlu UBP’li, DP’li, YDP’li bir bakan bulunmuyor.
    Sayın bakanlar bu onura haiz değilseniz, indirin odalarınızdaki Atatürk
    resimlerini” diye konuştu.Son 90 yıldır ülkede karma eğitim yapıldığını, gezi
    ve gözlemlere de kızlar ile erkeklerin birlikte gittiğini anlatan Maviş, “Bundan
    rahatsızlık duyduğunu ifade edenlere tahammül göstermeyeceğiz. Bilinsin ki bu
    günlere kolay gelmedik. Siyasi ideolojik ayrım gözetmeksizin bu toplum
    modernleşme yolunda çok mücadeleler verdi, öğretimi imamlara devretmeye çalışan
    Nazım beyi de affetmeyeceğiz” dedi. -“Bilimsel çalışmalarla donatılmış bir tam gün
    projesini destekleyeceğiz”Tam gün eğitim konusunda da açıklık getirmek
    istediğini ifade eden Burak Maviş,  bilimsel
    çalışmalarla donatılmış bir tam gün projesini destekleyeceklerini belirtti. Maviş,
    bu yöndeki beklentilerinin okullar için fizibilite ve kapasite çalışması,
    altyapı/kadro ve beslenme için bütçenin sağlanması, beceriye dayalı program
    geliştirilmesi ve pilot uygulamalarla örnek bir model ve süre geliştirilmesi
    olduğunu söyledi. Çocuklara, hastane ve
    hapishanelere sağlanan ücretsiz catering hizmetinin sunulması gerektiğini
    kaydeden Maviş, İlköğretim Dairesine bağlı tüm okulların günlük toplam yemek
    maliyetinin 5.8 milyon TL civarında olacağı tahmininde bulundu.Maviş, öğretmenler ve okul yöneticilerinin “bozuk
    olan sistemi” ayakta tutmakta zorlandığını da ifade ederek, öğretmenlerin
    omuzlarına kalabalık sınıflarda öğretim sorumluluklarının yanı sıra
    öğrencilerinin sosyal, psikolojik ve entegrasyon sorunlarının da yüklendiğini, okul
    yöneticileri ve okul aile birliklerinin başına ise okul bütçesi, tadilat
    tamirat gibi sorunların yıkıldığını kaydetti.Her yıl benzer sorunların yaşandığını söyleyen
    Maviş, bu döngünün ancak uzun vadeli ve sürdürülebilir eğitim hedefleri
    belirleyerek kırılabileceğini belirtti.Maviş, tüm bunların yanında kadın sağlığıyla ilgili
    bilgi paketi kitabının “cinsel içerikli” olduğu gerekçesiyle dağıtımına izin
    verilmediği, Eğitim Teknik Komitesi himayesinde yürütülen barış kültürü eğitimi
    programı “sakıncalı” bulunduğu, öğretmelerin onur ve haysiyetinin küçük
    düşürülmeye çalışıldığı ve Öğretmenler Yasası’nda değişikliklerin bir çatışmaya
    dönüştüğü bir dönem geçirdiklerini de söyledi. Maviş, öğretmenlerin tüm bu
    gelişmelere karşı mücadele ettiğini de vurguladı.İlköğretimdeki kalabalık sınıflara da değinen Maviş,
    yeni dönemde özel okullardan devlet okullarına öğrenci geleceği öngörüsünü
    ortaya koyarak, Eğitim Bakanlığı’nın şimdiden önlem alması gerektiğini söyledi.
    Maviş, depreme dayanıklılık raporları sonucunda
    oluşacak tabloya dikkat çekerek, şu an 5 okulun bazı binalarının boşaltıldığını
    ve İMO’ya üye 70 mühendisin Eğitim Bakanlığı ile sözleşme imzaladığını ifade
    ederek, yeni dönemdeki her türlü şantiye alanı, çadır ve konteyner sınıflardan
    bakanlığın sorumlu olacağını vurguladı.Maviş, İMO’nun toplam okulların yüzde 90’nının
    laboratuvar sonuçlarının tamamlandığını, 
    karot testinin yanında, röntgen de yapılarak, hem basınç dayanımını hem
    de donatı korezyon tespiti yapıldığını, ardından binayı tekrar modelleyip
    deprem karşısındaki davranışının incelendiği ve vize işlemlerinin, şartnamesi
    ile birlikte yakın zamanda Eğitim Bakanlığı’na ihaleye çıkmak için teslim
    edileceği bilgisini gayri resmi olarak paylaştı. Maviş, ekonomik koşulların ve Kıbrıs sorununun da
    eğitimi olumsuz etkilediğini söyleyerek, sözlerine şöyle devam etti: “Ekonomik kayıpların alım gücünü aşağı çektiğini,
    vatandaşın asgari düzeyde temel ihtiyaçlarını, kişisel ve sosyal gelişim ve
    eğitimini karşılayabildiğini, ev, araba alma umudunu neredeyse yitirdiği gerçeği
    açıklıkla konuşulmalıdır.  Bu
    enflasyonist ortamda alım gücünün korunabilmesi için asgari ücretliler dahil
    olmak üzere hayat pahalılığı alma hakkının iki ayda bir uygulanması zaruridir. Vatandaşın
    vergi yükü altında ezilememesi adına, vergi dilimleri, matrahlar ve muafiyetler
    yeniden düzenlenmeli, göç yasası dahil dar gelirli gruplara ek artışlar
    verilmeli, piyasayı ucuzlatacak enstrümanlar da eş zamanlı hayata
    geçirilmelidir. Bugünün koşullarında asgari ücretin aylık 206 TL vergiye tabi
    olduğunu da hatırlatmak, durumun vahametini özetlemektedir.Siyasi eşitlik temelinde kapsamlı, adil, iki
    toplumlu ve iki kesimli federal çözüm için resmi müzakerelerin başlaması,
    teknik komiteler çerçevesinde güven yaratıcı önlemlerin konuşulması çağrımızı da
    yineliyoruz.”-2022-23 Eğitim Yılı Değerlendirmesi ve İhtiyaç
    AnaliziToplantıda, KTÖS Eğitim Sekreteri Süleyman Gelener,
    KTÖS Yönetim Kurulu üyeleri Gözde Atakan ve Sevgi Erhalaç tarafından “Eğitim
    Değerlendirmesi ve İhtiyaç Analizi” de basın mensuplarıyla paylaşıldı.Sendikanın İlköğretim Dairesine bağlı 72 okulda yaptığı
    araştırma neticesinde ortaya çıkan raporda; okulların yeni öğretim yılı öncesi
    eksiklikleri ile kapasiteleri ortaya kondu, ihtiyaç analizleri yapıldı, çözüm
    önerileri sıralandı.Okulların demografik durumuna da yer verilen
    raporda, öğrencilerin %40’ının KKTC vatandaşı olmadığı, %8’inin ana dilinin
    Türkçe olmadığı, ilkokullarda en az 41
    farklı ülkeden öğrenci olduğu belirtildi.Raporda, geçen eğitim yılında okullarda karşılaşılan
    en önemli sorunların başında Türkçe konuşamayan yabancı öğrencilerle ilgili herhangi
    bir adım atılmaması olduğu kaydedilerek, okulöncesi ve ilkokullar için
    ivedilikle bu alanda bir eğitim programı geliştirilmesi; yoğunluğa göre belirli
    okullarda oryantasyon  sınıfları açılması
    gibi önerilerde bulunuldu.Okulların fiziksel yetersizliği ve bina güvenliği
    ile ilgili ise raporda, okul bina ve eklentilerinde tehlike arz eden durumların
    ivedilikle ortadan kaldırılması; ileri tetkiklerin bir an önce tamamlanması ve
    rapor doğrultusunda doğacak yeni okul ihtiyaç sayısının belirlenmesi; okul
    bahçelerinde bulunan her türlü oyun parkı ve spor alanının güvenli bir şekilde
    düzenlenmesi; okullarda temizlik ve hijyen koşullarının en üst düzeyde
    sağlanması yönünde tedbirlerin alınması istendi.Raporda, kalabalık ve yetersiz sınıflar sorunu için
    okul binaları, derslikler ve donanımlar standartları oluşturulması önerildi.Nitelikli eğitimin sağlanması yönünde okulların
    karşı karşıya olduğu en önemli sorunlardan birinin maddi kaynak sıkıntısı
    olduğunun da ortaya konduğu raporda,  okullara
    bütçe ayrılması; tüm paydaşların 
    (yönetici, öğretmen, veli, uzman, öğrenci, yerel idare) bütçe yapma sürecine
    katılımının sağlanması ve okul merkezli bütçe anlayışının hayata geçirilmesi
    önerildi.Raporda ayrıca, okul ve sınıf kotaları oluşturulduktan
    sonra okulların öğretmen ihtiyacının belirlenmesi; münhallerin zamanında
    açılması; geçici öğretmenlik ihtiyacının karşılanması için eğitim fakültesi
    mezunları arasında bir sıralama sınavı yapılması ve Yasada öngörülen şekilde
    Eğitim Bakanlığı ve Kamu Hizmeti Komisyonu tarafından ivedilikle öğretmen
    yardımcıları istihdam edilmesi istendi.“Bu yıl eğitimde karşı karşıya kaldığımız en önemli
    sorunlardan bir tanesi de, çözüm merci olması gereken Eğitim Bakanlığıdır” ifadelerine
    yer verilen raporda, Eğitim Bakanının istifa etmesi ve Eğitim Bakanlığı
    teşkilat yapısının yeniden düzenlenmesi de istendi.

     

     

    spot_img
    spot_img
    spot_img
    İLGİLİ HABERLER
    spot_img
    spot_img
    spot_img
    spot_imgspot_imgspot_imgspot_img

    popüler haberler

    SON YORUMLAR