Baybora: “Ne yazık ki Eğitim Bakanlığı ortaya koyduğumuz çalışmalara duyarlılık göstermemektedir”
Maviş: “Öğretmenler ve okul yöneticileri bozuk olan sistemi ayakta tutmakta zorlanıyor”“Bu yıl eğitimde karşı karşıya kaldığımız en önemli sorunlardan bir tanesi de, çözüm merci olması gereken Eğitim Bakanlığıdır”
Kıbrıs Türk Öğretmenler Sendikası (KTÖS), “Eğitim Değerlendirmesi ve İhtiyaç Analizi” konulu basın toplantısı düzenleyerek, eğitim ile ilgili görüşlerini raporlar eşliğinde
toplumla paylaştı.
KTÖS Merkezi Konferans Salonu’nda yer alan toplantıda, KTÖS Başkanı Mustafa Baybora ve Genel Sekreteri Burak Maviş konuşma yaptı. KTÖS Eğitim Sekreteri Süleyman Gelener, KTÖS Yönetim Kurulu üyeleri Gözde Atakan ve Sevgi Erhalaç ise “Eğitim Değerlendirmesi ve İhtiyaç Analizi” raporunu sundu. Basın toplantısının ardından ise basın görevlilerine resepsiyon düzenlendi.
Baybora: “Eğitim Bakanı ve Eğitim Bakanlığı öğretmenleri ve öğretmen örgütlerini değersizleştirmeye ve itibarsızlaştırmaya çalışmaktadır”
KTÖS Başkanı Mustafa Baybora, basın toplantısının açılış konuşmasını yaptı.“KTÖS, kurulmuş olduğu 1968 yılından itibaren, bilimsel, demokratik, laik ve nitelikli ücretsiz kamusal eğitim alanlarında çalışmalar yapmakta ve bu alanlarda politika geliştirmektedir” diyen Baybora,eğitimin ülkeleri ve bireyleri geliştiren en güçlü ve en önemli unsur olduğuna
vurgu yaptı.Kıbrıs Türk toplumunun kimliğinin, kültürünün ve
yaşam tarzının eğitim aracılığıyla dönüştürme politikalarının 20 yılı aşkın
süredir uygulanmak istendiğini ifade eden Baybora, “Bizler öğretmenlerimizden
almış olduğumuz güçle, bu politikalara karşı kararlı bir şekilde mücadele
etmeye devam ediyoruz” dedi.Eğitimdeki sorunları bildiklerini ve sorunları çözüm
önerileri ile birlikte ortaya koyduklarını belirten Baybora, sözlerini şöyle
sürdürdü:“Yıl içerisinde yapmış olduğumuz okul ziyaretleri,
kitle toplantıları, bilimsel araştırmalar ve raporlarla sorunlarımız ve çözüm
önerilerimizi ortaya koyuyoruz. Fakat ne yazık ki Eğitim Bakanlığı bu
raporlamalara ve ortaya koyduğumuz çalışmalara duyarlılık göstermemektedir.Bizler sorunlarımıza çözüm ararken, Eğitim Bakanı ve
Eğitim Bakanlığı almış olduğu talimatlar doğrultusunda, gerici anlayışa karşı
kararlı bir şekilde mücadele ortaya koyduğumuzdan dolayı, öğretmenleri ve
öğretmen örgütlerini değersizleştirmeye ve itibarsızlaştırmaya çalışmaktadır. Bizler
bu politikalara karşı kararlı bir şekilde yılmadan mücadele edeceğiz.”-Maviş: “Öğretimi imamlara devretmeye çalışan Nazım
beyi de affetmeyeceğiz”KTÖS Genel Sekreteri Burak Maviş konuşmasında, sendikanın
eğitim, ekonomik ve siyasi politikaları hakkında bilgi verdi; laiklik, din ve
vicdan özgürlüğü, tam gün eğitim, depreme karşı riskli okullar, ekonomik ve
politik durumların eğitime etkisi başlıklarına vurgu yaptı.Maviş, Anayasa’ya atıfta bulunarak, Eğitim
Bakanlığının izni olmadan herhangi bir eğitim faaliyetinin başlatılamayacağı
veya yapılamayacağını belirtti ve “Ancak, sadece izin almakla denetim ve
gözetim hakkının yerine getirildiğini kabul etmek mümkün değildir. İzin
aldıktan sonra denetim ve gözetim görevinin yapılabilmesi için kursun amacı,
plan-programı, eğiticilerin nitelikleri ve alanında uzman denetimi, eğitim yeri
ve ortamı da Eğitim Bakanlığı’nın denetim ve gözetimine tabi olmadığı müddetçe,
verilen iznin Anayasa’nın 23. ve 59. maddelerinin kapsamından çıkacağı çok
açıktır” dedi.Devleti, çocukları dini istismardan koruma konusunda
duyarlılık göstermemekle suçlayan Maviş, küçük çocukların camilerde, tarikat
evlerinde ihmal ve istismara hedef haline getirildiğini ve şeriatın kurumsallaştırılmaya
çalışıldığını savunarak, bunun affedilir olmadığını belirtti. Maviş, eğitimin
yerinin okul olduğunu da vurguladı.Siyasileri de eleştiren Maviş, “Nitekim birisi
laikliği zulüm görüp, Anayasa’da değiştirilemeyecek yasalardan biri olan laik
cumhuriyet ifadesine rağmen şeri hükümler ile toplumun din ve vicdan
özgürlüğüne, laik duruşuna laf söyleyebilecek cesareti buluyor. Ama bu
şahsiyete söz söyleyecek onurlu UBP’li, DP’li, YDP’li bir bakan bulunmuyor.
Sayın bakanlar bu onura haiz değilseniz, indirin odalarınızdaki Atatürk
resimlerini” diye konuştu.Son 90 yıldır ülkede karma eğitim yapıldığını, gezi
ve gözlemlere de kızlar ile erkeklerin birlikte gittiğini anlatan Maviş, “Bundan
rahatsızlık duyduğunu ifade edenlere tahammül göstermeyeceğiz. Bilinsin ki bu
günlere kolay gelmedik. Siyasi ideolojik ayrım gözetmeksizin bu toplum
modernleşme yolunda çok mücadeleler verdi, öğretimi imamlara devretmeye çalışan
Nazım beyi de affetmeyeceğiz” dedi. -“Bilimsel çalışmalarla donatılmış bir tam gün
projesini destekleyeceğiz”Tam gün eğitim konusunda da açıklık getirmek
istediğini ifade eden Burak Maviş, bilimsel
çalışmalarla donatılmış bir tam gün projesini destekleyeceklerini belirtti. Maviş,
bu yöndeki beklentilerinin okullar için fizibilite ve kapasite çalışması,
altyapı/kadro ve beslenme için bütçenin sağlanması, beceriye dayalı program
geliştirilmesi ve pilot uygulamalarla örnek bir model ve süre geliştirilmesi
olduğunu söyledi. Çocuklara, hastane ve
hapishanelere sağlanan ücretsiz catering hizmetinin sunulması gerektiğini
kaydeden Maviş, İlköğretim Dairesine bağlı tüm okulların günlük toplam yemek
maliyetinin 5.8 milyon TL civarında olacağı tahmininde bulundu.Maviş, öğretmenler ve okul yöneticilerinin “bozuk
olan sistemi” ayakta tutmakta zorlandığını da ifade ederek, öğretmenlerin
omuzlarına kalabalık sınıflarda öğretim sorumluluklarının yanı sıra
öğrencilerinin sosyal, psikolojik ve entegrasyon sorunlarının da yüklendiğini, okul
yöneticileri ve okul aile birliklerinin başına ise okul bütçesi, tadilat
tamirat gibi sorunların yıkıldığını kaydetti.Her yıl benzer sorunların yaşandığını söyleyen
Maviş, bu döngünün ancak uzun vadeli ve sürdürülebilir eğitim hedefleri
belirleyerek kırılabileceğini belirtti.Maviş, tüm bunların yanında kadın sağlığıyla ilgili
bilgi paketi kitabının “cinsel içerikli” olduğu gerekçesiyle dağıtımına izin
verilmediği, Eğitim Teknik Komitesi himayesinde yürütülen barış kültürü eğitimi
programı “sakıncalı” bulunduğu, öğretmelerin onur ve haysiyetinin küçük
düşürülmeye çalışıldığı ve Öğretmenler Yasası’nda değişikliklerin bir çatışmaya
dönüştüğü bir dönem geçirdiklerini de söyledi. Maviş, öğretmenlerin tüm bu
gelişmelere karşı mücadele ettiğini de vurguladı.İlköğretimdeki kalabalık sınıflara da değinen Maviş,
yeni dönemde özel okullardan devlet okullarına öğrenci geleceği öngörüsünü
ortaya koyarak, Eğitim Bakanlığı’nın şimdiden önlem alması gerektiğini söyledi.
Maviş, depreme dayanıklılık raporları sonucunda
oluşacak tabloya dikkat çekerek, şu an 5 okulun bazı binalarının boşaltıldığını
ve İMO’ya üye 70 mühendisin Eğitim Bakanlığı ile sözleşme imzaladığını ifade
ederek, yeni dönemdeki her türlü şantiye alanı, çadır ve konteyner sınıflardan
bakanlığın sorumlu olacağını vurguladı.Maviş, İMO’nun toplam okulların yüzde 90’nının
laboratuvar sonuçlarının tamamlandığını,
karot testinin yanında, röntgen de yapılarak, hem basınç dayanımını hem
de donatı korezyon tespiti yapıldığını, ardından binayı tekrar modelleyip
deprem karşısındaki davranışının incelendiği ve vize işlemlerinin, şartnamesi
ile birlikte yakın zamanda Eğitim Bakanlığı’na ihaleye çıkmak için teslim
edileceği bilgisini gayri resmi olarak paylaştı. Maviş, ekonomik koşulların ve Kıbrıs sorununun da
eğitimi olumsuz etkilediğini söyleyerek, sözlerine şöyle devam etti: “Ekonomik kayıpların alım gücünü aşağı çektiğini,
vatandaşın asgari düzeyde temel ihtiyaçlarını, kişisel ve sosyal gelişim ve
eğitimini karşılayabildiğini, ev, araba alma umudunu neredeyse yitirdiği gerçeği
açıklıkla konuşulmalıdır. Bu
enflasyonist ortamda alım gücünün korunabilmesi için asgari ücretliler dahil
olmak üzere hayat pahalılığı alma hakkının iki ayda bir uygulanması zaruridir. Vatandaşın
vergi yükü altında ezilememesi adına, vergi dilimleri, matrahlar ve muafiyetler
yeniden düzenlenmeli, göç yasası dahil dar gelirli gruplara ek artışlar
verilmeli, piyasayı ucuzlatacak enstrümanlar da eş zamanlı hayata
geçirilmelidir. Bugünün koşullarında asgari ücretin aylık 206 TL vergiye tabi
olduğunu da hatırlatmak, durumun vahametini özetlemektedir.Siyasi eşitlik temelinde kapsamlı, adil, iki
toplumlu ve iki kesimli federal çözüm için resmi müzakerelerin başlaması,
teknik komiteler çerçevesinde güven yaratıcı önlemlerin konuşulması çağrımızı da
yineliyoruz.”-2022-23 Eğitim Yılı Değerlendirmesi ve İhtiyaç
AnaliziToplantıda, KTÖS Eğitim Sekreteri Süleyman Gelener,
KTÖS Yönetim Kurulu üyeleri Gözde Atakan ve Sevgi Erhalaç tarafından “Eğitim
Değerlendirmesi ve İhtiyaç Analizi” de basın mensuplarıyla paylaşıldı.Sendikanın İlköğretim Dairesine bağlı 72 okulda yaptığı
araştırma neticesinde ortaya çıkan raporda; okulların yeni öğretim yılı öncesi
eksiklikleri ile kapasiteleri ortaya kondu, ihtiyaç analizleri yapıldı, çözüm
önerileri sıralandı.Okulların demografik durumuna da yer verilen
raporda, öğrencilerin %40’ının KKTC vatandaşı olmadığı, %8’inin ana dilinin
Türkçe olmadığı, ilkokullarda en az 41
farklı ülkeden öğrenci olduğu belirtildi.Raporda, geçen eğitim yılında okullarda karşılaşılan
en önemli sorunların başında Türkçe konuşamayan yabancı öğrencilerle ilgili herhangi
bir adım atılmaması olduğu kaydedilerek, okulöncesi ve ilkokullar için
ivedilikle bu alanda bir eğitim programı geliştirilmesi; yoğunluğa göre belirli
okullarda oryantasyon sınıfları açılması
gibi önerilerde bulunuldu.Okulların fiziksel yetersizliği ve bina güvenliği
ile ilgili ise raporda, okul bina ve eklentilerinde tehlike arz eden durumların
ivedilikle ortadan kaldırılması; ileri tetkiklerin bir an önce tamamlanması ve
rapor doğrultusunda doğacak yeni okul ihtiyaç sayısının belirlenmesi; okul
bahçelerinde bulunan her türlü oyun parkı ve spor alanının güvenli bir şekilde
düzenlenmesi; okullarda temizlik ve hijyen koşullarının en üst düzeyde
sağlanması yönünde tedbirlerin alınması istendi.Raporda, kalabalık ve yetersiz sınıflar sorunu için
okul binaları, derslikler ve donanımlar standartları oluşturulması önerildi.Nitelikli eğitimin sağlanması yönünde okulların
karşı karşıya olduğu en önemli sorunlardan birinin maddi kaynak sıkıntısı
olduğunun da ortaya konduğu raporda, okullara
bütçe ayrılması; tüm paydaşların
(yönetici, öğretmen, veli, uzman, öğrenci, yerel idare) bütçe yapma sürecine
katılımının sağlanması ve okul merkezli bütçe anlayışının hayata geçirilmesi
önerildi.Raporda ayrıca, okul ve sınıf kotaları oluşturulduktan
sonra okulların öğretmen ihtiyacının belirlenmesi; münhallerin zamanında
açılması; geçici öğretmenlik ihtiyacının karşılanması için eğitim fakültesi
mezunları arasında bir sıralama sınavı yapılması ve Yasada öngörülen şekilde
Eğitim Bakanlığı ve Kamu Hizmeti Komisyonu tarafından ivedilikle öğretmen
yardımcıları istihdam edilmesi istendi.“Bu yıl eğitimde karşı karşıya kaldığımız en önemli
sorunlardan bir tanesi de, çözüm merci olması gereken Eğitim Bakanlığıdır” ifadelerine
yer verilen raporda, Eğitim Bakanının istifa etmesi ve Eğitim Bakanlığı
teşkilat yapısının yeniden düzenlenmesi de istendi.











