16.8 C
Lefkoşa
Cumartesi, Nisan 18, 2026
DAHA FAZLA
    Ana SayfaGüncel“Cilt gençleştirmede yeni dönem biyostimülasyon”

    “Cilt gençleştirmede yeni dönem biyostimülasyon”

    Dr. Derviş Akbilen: “Cilt gençleştirmede yeni dönem biyostimülasyon”

    Doğal, kademeli ve uzun süreli gençleşme: Modern estetikte kişiye özel kombinasyonlar öne çıkıyor

    Plastik, Rekonstrüktif ve Estetik Cerrahi Uzmanı Dr. Derviş Akbilen, son yıllarda estetik uygulamalarda öne çıkan biyostimülasyon yöntemlerine ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Akbilen, klasik dolgu anlayışının yerini artık cildin kendi kendini yenilemesini hedefleyen yaklaşımlara bıraktığını vurguladı.

    Biyostimülasyonun, cilde sadece hacim kazandırmak yerine kolajen üretimini artırarak daha doğal ve kalıcı sonuçlar sağladığını belirten Akbilen, “Klasik dolgularda anlık hacim elde edilirken, biyostimülatörler cildin zaman içinde kendini yenilemesini sağlar. Bu da daha sağlıklı ve genç bir görünüm oluşturur” dedi.

    Polilaktik asit (PLA – Sculptra) uygulamalarının kontrollü inflamasyon yoluyla fibroblastları uyardığını ve kolajen üretimini artırdığını ifade eden Akbilen, bu yöntemin özellikle yüz hacim kaybı ve çöküklüklerde etkili olduğunu söyledi.

    Polikaprolakton (PCL – Ellansé) hakkında da bilgi veren Akbilen, bu yöntemin hem anlık hacim sağladığını hem de uzun vadeli kolajen üretimini desteklediğini belirterek, “Etki süresinin 1 ila 4 yıl arasında değişmesi önemli bir avantajdır” diye konuştu.

    Kalsiyum hidroksiapatit (CaHA – Radiesse) uygulamalarının güçlü bir lifting etkisi sunduğunu dile getiren Akbilen, özellikle çene hattı ve yüz kontüründe başarılı sonuçlar elde edildiğini kaydetti.

    Hibrit dolguların (HArmonyCA) ise hyaluronik asit ile kalsiyum hidroksiapatit kombinasyonu sayesinde hem anlık hem de uzun vadeli etki sağladığını belirten Akbilen, “Bu yöntemle hem hızlı sonuç hem de kalıcı gençleşme bir arada sunuluyor” dedi.

    Polinükleotitlerin (PN) hücre onarımını desteklediğini ifade eden Akbilen, özellikle göz altı ve hassas ciltlerde etkili sonuçlar verdiğini söyledi. Ekzom tedavisinin ise hücresel yenilenmeyi hızlandırdığını ve diğer işlemlerle birlikte uygulandığında etkinliğinin arttığını belirtti.

    Bu tür uygulamaların özellikle 30 yaş sonrası kolajen kaybı yaşayan, cerrahi işlem istemeyen ve doğal görünüm arayan kişiler için uygun olduğunu dile getiren Akbilen, modern estetikte artık tek bir yöntem yerine kombinasyon tedavilerinin ön planda olduğunu vurguladı.

    Akbilen, “CaHA ile polinükleotitler ya da PCL ile eksozom gibi kombinasyonlar oldukça başarılı sonuçlar veriyor. Önemli olan hastaya özel planlama yapılmasıdır” dedi.

    Yağ enjeksiyonu ve kök hücre destekli tedavilerin ise halen “altın standart” yöntemler arasında yer aldığını ifade eden Akbilen, bu uygulamaların hastanın kendi dokusu kullanılarak yapıldığını ve güçlü rejenerasyon sağladığını söyledi.

    Cilt gençleştirmede yeni hedefin sadece dolgu yapmak olmadığını belirten Akbilen, “Artık amaç cildin biyolojisini yeniden aktive etmek. Doğru planlama ile daha doğal, daha sağlıklı ve daha uzun süreli sonuçlar elde etmek mümkün” ifadelerini kullandı.

    Exit mobile version