Artan girdi maliyetleri, kuraklık ve fiyat baskısı nar üreticisini çıkmaza sürükledi. Nar hasadının sona erdiği şu günlerde üreticiler sezonu HABERİN SESİ’ne değerlendirdi.
HABERİN SESİ- Özel
Bu yıl nar bahçelerinde ilk bakışta umut veren bir sezon yaşansa da üreticinin yüzü yine gülmedi.
Artan girdi maliyetleri, kuraklık ve fiyat baskısı, nar üreticisinin kazancını eritti. HABERİN SESİ’ne konuşan Nar üreticisi Ali Seyfun, bu sezon yaşananları “rekolte var ama kazanç yok” sözleriyle özetledi.
Geçmiş yıllarda bahçesinde ortalama 30 ton civarında nar hasadı yaptıklarını söyleyen Seyfun, bu yıl rekoltenin düştüğünü belirtti. “Bu yıl kesim yaparken yaklaşık 20 ton ürün alabildik. Nar çok bakım ve titizlik isteyen bir ürün. Eğer gerçekten bakılırsa hatırı sayılır bir geliri olur ama bu yıl şartlar üreticinin aleyhineydi” dedi.
Sezon başında rekoltenin yüksek olacağı yönünde bir beklenti oluştuğunu ancak bunun sahaya yansımadığını ifade eden Ali Seyfun, esas sorunun maliyetler olduğunu vurguladı. Artan girdi fiyatları ve kuraklığın üretimi ciddi şekilde etkilediğini dile getiren Seyfun, “Tüm giderlerde yaklaşık yüzde 60’lık bir artış var. Buna enflasyonu, tüccar giderlerini de eklediğimizde, kazanç tamamen bizim karımızdan gidiyor” diye konuştu.
İşçilik, gübre ve enerji maliyetleri katlandı!
İşçilik, gübre ve enerji maliyetlerindeki artış bu yıl rakamlara da net şekilde yansıdı. Günlük işçilik ücretinin geçen yıl 1.600 TL seviyesindeyken 2025’te 2.000 TL’ye yükseldiğini ifade eden Ali Seyfun, gübre fiyatlarının ise 1.500 TL’den 2.300 TL’ye çıktığını anlattı. Tüm bu yükselişlere rağmen narın satış fiyatının aynı oranda artmadığını vurgulayan Seyfun, “Bu yıl nar tarladan kilosu 35–40 TL arasında çıktı. Geçen yıl ise 24 TL’ydi. Yani maliyetlerde yüzde 60’a varan bir artış var ama satış fiyatında aynı artış yok” sözleriyle üreticinin yaşadığı kaybı dile getirdi.
Biz topraktan kopamıyoruz ama birçok kişi üretimden uzaklaşıyor!
Devletin ve tarım teşkilatlarının sağladığı desteklerin yetersiz olduğunu dile getiren Ali Seyfun, üretimin geleceği konusunda da endişeli. “Bize destek veren bir devlet yok. Destek ve teşvikler yeterli oranda değil. Biz bu işi gönül bağıyla yapıyoruz, topraktan kopamıyoruz ama gençler bu işe girmiyor. Bu yüzden üretim her geçen yıl düşüyor” ifadelerini kullandı. Kuraklığın da durumu ağırlaştırdığını belirten Seyfun, “Yazın ürünü alacak işçi bulamıyoruz, kışın satın alacak tüccar bulamıyoruz. Kuraklık bu tabloyu daha da kötüleştirdi” diyerek üreticinin yalnız bırakıldığını vurguladı.
Tarlada 40 TL, markette 80 TL’yi aşıyor!
Öte yandan üretici narı tarladan 35–40 TL bandında satarken, aynı ürünün sebze ve meyve reyonlarında 80 TL’nin üzerine çıktığı da dikkat çekiyor. Üretici ile tüketici arasındaki fiyat farkı ise; zincirdeki aracılar ve artan lojistik giderleri yeniden tartışmaya açıyor.
