CMC’nin yarattığı felaketin etkileri büyüyor!
HABERİN SESİ-Özel
Lefke Çevre ve Ekoloji Derneği Başkanı Tamer Dayıoğlu, CMC alanındaki kirliliğin suya, toprağa ve denize karışarak halk sağlığını tehdit ettiğini belirterek, “Bu felaketi durduramıyoruz, sesimizi duyan yok” dedi.
Lefke ve Gemikonağı bölgesi yıllardır CMC’nin bıraktığı atıklardan kurtulamadı. CMC çevreye bıraktığı tahribatın yanı sıra bölgede sağlık açısından da derin yaralar açtı… Lefke Çevre ve Ekoloji Derneği Başkanı Tamer Dayıoğlu ise; CMC maden alanının çevre ve insan sağlığına etkilerinin her geçen gün arttığını belirterek, yaşanan kirlilik felaketine devletin duyarsız kaldığını söyledi.
Dayıoğlu, CMC alanın yıllardır süregelen hukuki belirsizlik nedeniyle rehabilite edilemediğini ifade etti. Bölgeyi 2007’de devralan Port-İsbi şirketi sözleşme şartlarını yerine getiremeyince faaliyetlerinin devlet tarafından durdurulduğunu kaydeden Dayıoğlu, “Port-İsbi’nin devlete açtığı dava, yıllardır sonuçlanmadığı için CMC alanı kaderine terk edilmiş durumda. Hukuki sürecin belirsizliği nedeniyle bölgedeki ağır metal kalıntılarının çevreye ve insan sağlığına olumsuz etkileri her geçen gün daha da artıyor” dedi. Dayıoğlu, “Mahkeme 5-6 yıldır bitmedi. Bu süreçte CMC alanındaki kirlilik bölgelerdeki kaynak sularına karışıyor, bahçelerimize zarar veriyor. Zehirli atıklar denize akıyor, deniz zaman zaman kırmızıya bürünüyor” şeklinde konuştu.
“Sağlık sorunlarına yol açıyor devlet ilgilenmiyor!”
Kirliliğin doğrudan sağlık sorunlarına yol açtığını vurgulayan Dayıoğlu, “Bölgemizde kanser vakaları çok arttı, bundan büyük korku duyuyoruz. Bahçe sularımıza da karışıyor, bu da bizi daha da tedirgin ediyor” ifadelerini kullandı. Devletin soruna yeterince sahip çıkmadığını savunan Dayıoğlu, “Devlet bu konuyla ilgilenmiyor. Başbakanlığa gidip görüştük, ikinci bir avukat tutup bu süreci hızlandıracaklarını söylediler ama hâlâ bir çalışma yok. Bu felaketi durduramıyoruz, bizi duyan yok” şeklinde konuştu.
“Ani ölümler, kalp hastalıkları arttı!”
Dayıoğlu, bölgede ciddi sağlık sorunlarının yaşandığını belirterek, “Bölgemizde ani ölümler, ani kalp krizleri görülüyor. Toprağımızda alüminyum oranı çok fazla çıktı. Demans hastalığı da yayılmaya başladı. Herkes suyumuzu tüketmekten korkuyor. Suyumuz içilecek durumda değil” dedi.
“Bu tüm adanın sorunu, sadece bizim bölgemizin değil”
Kuraklıkla birlikte sorunun daha da ağırlaştığını söyleyen Dayıoğlu, “Bu yıl yağışlar da az. Üreticiler bahçelerini suluyor. Burada üretilen her sebze, meyve adanın her yanına dağılıyor. Bu tüm adanın sorunu, sadece bizim bölgemizin değil” ifadelerine yer verdi.
“Yeterli hassasiyet yok ve sorumluluk göstermiyorlar!”
Yetkililerin yeterli hassasiyeti göstermediğini dile getiren Dayıoğlu, “Devletin bu konuda yeterli hassasiyeti yok ve sorumluluk göstermiyorlar. Kimse bu yüzden bölgemize yatırım yapmak istemiyor” dedi.
“Alan değerlendirilebilir, liman öneriyoruz”
2000’li yıllarda düzenlenen konferanslarda elde edilen bilimsel raporların uygulanabilir çözümler sunduğunu söyleyen Dayıoğlu, “Bu öneriler bugün de uygulanabilir. Zor değil ama maliyetli olabilir diye ilgilenmiyorlar. Alan çok büyük, birçok şey yapılabilir ve değerlendirilebilir. Biz liman yapılmasını öneriyoruz. Bu alanı çok güzel değerlendirebilirler” şeklinde konuştu.
“Bu mücadelede yalnız bırakılıyoruz”
Bölge halkının en büyük endişesinin sağlık sorunları olduğuna dikkat çeken Dayıoğlu, “Halkımız en çok hastalıkları dile getiriyor. Kanserden ölen çok yakınımız var. Çok fazla kalp hastamız var. Uzmanlar, bu hastalıkların çevresel etkenlerle tetiklendiğini söylüyor” ifadelerini kullandı.
“Bize destek verin”
Dayıoğlu son olarak, “Devlet, belediyeler, herkes bu işin içine girmeli, kavgamızda bize destek olmalı. Bu mahkeme süreci bir an önce sonlanmalı ve çalışmalar başlamalı. Başbakanlığa gidip görüştük, ikinci bir avukat koyacağız dediler ama hâlâ bir adım atılmadı” çağrısında bulundu.
Yüzyılın felaketi!
Kıbrıs Maden Şirketi (CMC), Lefke ve Gemikonağı bölgesinde bıraktığı zehirli atıklarla yarım asırdır çevre felaketine yol açmaya devam ediyor. 1975 yılında bölgeyi terk eden Amerikan şirketi, yaklaşık 2000 dönümlük alanda tehlikeli atıkları geride bıraktı. Bu atıklar yıllardır toprağa, suya ve denize karışarak çevreyi ve insan sağlığını tehdit ediyor. Özellikle yağmur sularıyla birlikte paslanan tesislerden çevreye yayılan ağır metaller, ekolojik dengeyi ciddi şekilde bozdu. Bölgede halen 9,5 milyon metreküp atık rezervi bulunduğu ve bu atıkların altın, bakır, kobalt ve nikel gibi değerli elementler içerdiği belirtiliyor. Ancak bugüne kadar kalıcı bir temizlik ya da rehabilitasyon çalışması yapılmadı. CMC alanı, zamanla harabeye dönmüş yapıları, paslanan vagonları ve çöken binalarıyla adeta bir enkaz görüntüsü oluşturuyor. Terk edilen bu zehirli miras, Lefke ve çevresinde yaşayan insanlar için hem bir sağlık tehdidi hem de bölgenin en büyük çevre sorunu olmaya devam ediyor
