“Suçu ve suçluyu ithal ediyoruz!”
KKTC’de son 6 ayda artan suikast girişimleri, ülkedeki toplumsal güvenliği sarsıyor. “Adeta suçu ve suçluyu ithal ediyoruz” diyen Sosyolog Nihal Salman ise; yönetime güvenin zedelendiğine ve toplumda derin bir korku iklimi oluştuğuna dikkat çekti.
HABERİN SESİ-Özel
KKTC’de son 6 ayda artış gösteren suikast girişimleri, sadece bireysel güvenliği değil, toplumsal yapıyı da tehdit ediyor. Bu gelişmeleri HABERİN SESİ için değerlendiren Sosyolog Nihal Salman ise; yaşananların derin sosyolojik etkilerine dikkat çekti.
“Bu durum, ciddi bir yönetim zafiyetine işaret ediyor” diyen Salman, yaşanan suikast girişimlerinin toplumda derin bir güvensizlik ve korku yarattığını ifade etti. “Can güvenliği, en temel güvenlik hissidir ve şu an bu duygunun tehdit altında olduğunu hissediyoruz” diyen Salman, hem iş insanlarının hem de vatandaşların bu olaylardan olumsuz etkilendiğini vurguladı.
Salman, “Bu tür olaylar kaygı ve korkuyu artırıyor. Ülkeye yatırım yapmayı düşünen iş insanları da bu durumdan tedirgin oluyor. Yaşananların hem maddi hem de manevi kayıpları var” ifadelerini kullandı. Ayrıca, yasal düzenlemelere de dikkat çeken Salman, “Yasalar güncellenmeli, toplumsal ihtiyaçlara göre revize edilmeli” dedi.
“Suçu ve suçluyu ithal ediyoruz”
Son dönemdeki suikast zanlılarının çoğunlukla yurt dışından geldiğine yönelik bulguların KKTC toplumundaki etkisini de değerlendiren Salman, bu durumun yabancılara yönelik algıyı olumsuz etkileyebileceğini söyledi. “Kıbrıs Türk toplumu küçük bir toplumdur; geçmişte çok daha küçüktük ama…” diyen Salman, nüfus artışıyla ilgili resmi veri eksikliğine dikkat çekerek, “Nüfus sayımı yapılmadığı için net bilgiye sahip değiliz ama göç yoluyla gelenlerin sayısında gözle görülür bir artış söz konusu” şeklinde konuştu. Toplumun yapısına değinen Salman, “Zaten cemaat yapısında, küçük bir toplumuz ve bu tür olaylar ciddi bir korku ve kaygıya yol açıyor” dedi. Suçun kaynağının dikkatle analiz edilmesi gerektiğini belirten Salman, “Cezaevlerindeki mahkumların büyük kısmının yabancı uyruklu olduğu basına da yansımıştı. Kıbrıs Türkü bu tür ağır suçları işlemiyor; adeta suçu ve suçluyu ithal ediyoruz” ifadelerini kullandı. Salman, “Giriş kapılarımızdan kimlerin girip çıktığı daha dikkatli kontrol edilmeli. Gelen kişilerin adli sicilleri mutlaka incelenmeli ve bu konuda kaynak ülkelerle iş birliği yapılmalı” çağrısında bulundu.
“Yönetime güven sarsılırsa, gençlik göç eder”
Toplumda oluşan belirsizlik ortamının uzun vadeli sosyolojik sonuçlar doğurabileceğini de elirten Salman, “Bir toplum, yönetime güvenini kaybederse, kaotik bir ortam doğar” dedi. Bu güvensizlik ortamının gençlerde geleceğe dair umutsuzluk yarattığını belirten Salman, “Gençlik, bu güvensizliği gördüğünde ülkeden göç eder. Zaten beyin göçü veriyoruz; bu durum daha da artabilir” uyarısında bulundu. Günlük hayatın dahi öngörülemez hale geldiğini söyleyen Salman, “Nerede bir silahlı saldırı ile karşılaşacağımızı bilmemek bile başlı başına bir sorun. Eğer göç artarsa, gidenlerin yerine kimlerin geleceğini bilemeyiz. Bu da toplumun demografik yapısını tehdit eder” dedi.
Son olarak Salman, “Ülkemize sahip çıkmalıyız. Suç oranları mutlaka düşmeli. Aksi takdirde Kıbrıs Türk toplumu kimliğimizi kaybetme ve yabancılaşma tehlikesiyle karşı karşıya kalacaktır” ifadelerini kullandı.
